Rektörümüz Prof. Dr. Yılmaz Can'a Özbekistan’da Fahri Profesörlük Payesi Verildi
Giresun Üniversitesinde “Nükleer Sanayide Yeni Fırsatlar” Konferansı Düzenlendi
"Topluluk Tanıtım Günleri" Gerçekleştirildi
GRÜ’de “Beyin Ölümü, Organ Bağışı ve Organ Nakli” Konferansı Düzenlendi
GRÜ’de “Mescid-i Aksa” Konulu Konferans Düzenlendi
Gazi Paşa Yerleşkesinde Öğrenciler "Balık Festivali"nde Buluştu
Sağlık Bilimleri Fakültesinde Palamut Festivali Coşkusu
İŞKUR Gençlik Programı Kura Çekimi Gerçekleştirildi
Rektörümüz Prof. Dr. Yılmaz Can’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Mesajı
Giresun Üniversitesi Bulancak Kadir Karabaş UBYO’nun Yeni Hizmet Binası Törenle ...
Türkiye ile Özbekistan arasındaki akademik ilişkilerin geliştirilmesi ve Türk dünyasının ortak medeniyet mirasının bilimsel çalışmalarla gelecek kuşaklara aktarılması bakımından önem taşıyan ve Rektörümüz Prof. Dr. Yılmaz Can ile Semerkant Devlet Pedagoji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Negmatova Shahzoda Shuhratovna'nın öncülüğünde gerçekleştirilen sempozyumda, Türk Tarih Kurumu, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) gibi kurumlarımız da paydaş olarak yer aldı.
İmam Matüridi, İmam Buhari ve Uluğ Bey gibi bilim ve düşünce tarihine yön veren önemli isimlerin izlerini taşıyan, Türk-İslam medeniyetinin köklü bilim ve kültür merkezlerinden biri olan Semerkant'ta düzenlenen sempozyuma Türkiye’den; Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Haluk Selvi, MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Doç. Dr. Cem Gençoğlu gibi isimler katılırken, üniversitemizden de Rektörümüz Prof. Dr. Yılmaz Can’ın yanı sıra Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güven Özdem, Prof. Dr. Sezai Balcı, Prof. Dr. Feridun Tekin, Prof. Dr. Oğuz Serdar Kesicioğlu, Doç. Dr. İlker Avcıoğlu, Dr. Öğr. Üyesi Bekir Sarıyıldız, Dr. Öğr. Üyesi Eray Kara ve Öğr. Gör. Dr. Osman Albayrak da katılım sağladı.
Türkiye, Özbekistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Türkmenistan'dan akademisyenlerin katıldığı ve üç gün boyunca yüz yüze ve çevrim içi 12 oturumda toplam 67 bilimsel bildirinin sunulduğu sempozyumda, Türk dünyasının ortak tarihi, dili, edebiyatı ve eğitim birikiminin yanı sıra öğretmen yetiştirme, dijital eğitim ve yapay zeka gibi güncel bilimsel gelişmeler ele alındı.
Sempozyum kapsamında, Rektörümüz Prof. Dr. Yılmaz Can'a, Türkiye ile Özbekistan arasındaki akademik iş birliğinin geliştirilmesine yönelik katkılarından dolayı Semerkant Devlet Pedagoji Üniversitesi tarafından fahri profesörlük payesi verildi.
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ve üniversitemiz Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güven Özdem, Semerkant'ın bilim tarihindeki yerine dikkat çekerek sözlerine başladı. Türk dünyasının ortak tarihsel ve kültürel değerlerinin bilimsel araştırmalar yoluyla korunmasının ve geliştirilmesinin önemini vurgulayan Prof. Dr. Özdem, bilim tarihinin öncü isimlerinin yetiştiği ve çalışmalarını yürüttüğü coğrafyalarda uluslararası akademik etkinlikler düzenlenmesinin; bilimsel mirasın anlaşılması, disiplinler arası etkileşimin artırılması ve yeni araştırma alanlarının geliştirilmesi bakımından özel bir değer taşıdığı söyledi.
Sempozyumun açılışında konuşan Rektörüz Prof. Dr. Yılmaz Can ise Türkiye ile Özbekistan arasındaki ilişkilerin tarihî, kültürel ve manevi bağlara dayandığını belirterek başladığını konouşmasını şu şekilde sürdürdü:
"Ülkeler arasındaki ilişkilerde en etkili ve dönüştürücü güçlerden biri de hiç şüphesiz ki entelektüel ve bilimsel diplomasidir. Bu bağlamda üniversiteler çok önemli kurumlardır. Üniversitelerin kendi aralarında tesis edecekleri ilişkiler, ülkeler arasında kurulan siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkilerin daha kalıcı ve daha sağlıklı gelişimine katkı sağlayacaktır."
Yaklaşık bir yıl önce iki üniversite arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında sempozyumun gerçekleştirildiğini belirten Prof. Dr. Yılmaz Can, programın; öğrenci ve öğretim elemanı değişiminin yanı sıra müfredat, öğrenme yöntemleri ve bilimsel araştırma alanlarında iki üniversite arasında karşılıklı fayda sağlayacak çalışmalara önemli katkılar sunacağını ifade etti.
Türkiye'nin, 1 Eylül 1991'de bağımsızlığını ilan eden Özbekistan'ı 1 Eylül 1991'de tanıyan ilk ülke olduğunu, iki ülke ilişkilerinin ise 2017 yılında "stratejik ortaklık" seviyesine yükseltildiğini hatırlatan Prof. Dr. Yılmaz Can, iş birliği için uzatılan eli tutan Semerkant Devlet Pedagoji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Shahzoda Negmatova'ya teşekkür etti. Rektörümüz ayrıca sempozyuma katkı veren TİKA, YTB ve Türk Tarih Kurumu başkanlarına da şükranlarını sundu.
Türkiye ile Özbekistan arasında gelişen ikili ilişkilerin yükseköğretim alanına taşınması, sempozyumun öncelikli hedefleri arasında yer aldı. Bu doğrultuda Giresun Üniversitesi ve Semerkant Devlet Pedagoji Üniversitesi, iki ülke arasındaki tarihsel ve kültürel yakınlığın akademik iş birlikleriyle güçlendirilmesi konusunda ortak bir irade ortaya koydu. Üniversiteler arasında öğrenci ve öğretim elemanı hareketliliğinin artırılması, ortak araştırma projelerinin yürütülmesi, bilimsel yayın faaliyetlerinin desteklenmesi ve uluslararası akademik etkinliklerin düzenli olarak gerçekleştirilmesi hususlarında iş birliğinin geliştirilmesi kararlaştırıldı.
Türkiye’den çeşitli kurumların katkılarıyla gerçekleştirilen sempozyum, önümüzdeki dönemde daha kapsamlı akademik ve kültürel iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önemli bir zemin oluşturdu. Bu kapsamda Türk Tarih Kurumu (TTK), Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) gibi kurumların destekleriyle ortak bilimsel çalışmaların yürütülmesi, genç araştırmacılara yönelik akademik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi ve Türk dünyasının ortak medeniyet mirasına ilişkin araştırmaların teşvik edilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu.
TURKTES 2026, Türk dünyasının tarihsel ve kültürel mirasının bilimsel perspektifle ele alınmasına, farklı ülkelerden akademisyen ve araştırmacıların ortak çalışmalar etrafında buluşmasına önemli katkı sunam sempozyum kapsamında ortaya konulan akademik iş birliği iradesi; Türk dünyasının ortak bilimsel ve kültürel mirasının uluslararası alanda daha geniş kitlelere tanıtılmasına, yeni araştırma ortaklıklarının kurulmasına ve üniversiteler arasındaki akademik ilişkilerin kalıcı iş birliklerine dönüştürülmesine katkı sağlayacak önemli bir adım oldu.