Giresun Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Programı SPO...
Giresun Üniversitesinde Dumansız Kampüs İçin Önemli Adım
COP31 Kapsamında Giresun Üniversitesinden 6 Projesi Kabul Edildi
GRÜ'de Rektör-İdari Personel Buluşması Gerçekleştirildi
Giresun Üniversitesinden 11 Akademisyen Dünyanın En Etkili %2'lik Bilim İnsanlar...
Doç. Dr. Özlem Ulaş Kılıç’ın Projesine TÜBİTAK Desteği
MYO Program Tasarımı ve Akran Değerlendirmesi Çalıştayı Gerçekleştirildi
Akademik Veri Yönetim Sistemi Kullanıma Açıldı
Giresun Üniversitesi ScholarGPS 2026’da Son 5 Yıllık Akademik Performansıyla Tür...
Ama ne yazık ki, yaşanan olaylar kayıtlara geçmesine rağmen, tanıkları olan, fotoğrafları olan bir katliam için sözbirliği etmişçesine dünya ülkelerinden maalesef ciddi bir tepki gelmemektedir.
Halbuki, 1949 Cenevre Sözleşmeleri'nin, Birleşmiş Milletlerin Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, Sivil ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme, Çocuk Hakları Sözleşmesi gibi çok sayıda sözleşmenin ciddi ihlali anlamına geliyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 22 Nisan 2010 tarihli kararında Hocalı'da yaşananlar, savaş suçları veya insanlık aleyhine suçlarla eş değer eylemler olarak görüldü. Bugüne kadar 18 ülkenin parlamentosu ve ABD'nin 24 eyaletinin meclisi, Hocalı'da yaşananları kınayan ve soykırım olarak gören kararları kabul etti.
Ermenistan’ın Karabağ’ı işgali ile yaşanan dram, Hocalı ile de sınırlı değildir. Devam eden işgallerde toplam 20 bin Azeri Türk’ü şehit edilmiştir. 49 bin kişi yaralanmıştır. Bu işgal ayrıca, Azerbaycan’ı 60 milyar dolarlık ekonomik zarara da uğratmıştır.
Canımız, kanımız, öz kardeşimiz olan bir milyon 200 bin Azerbaycan Türkünün topraklarından sürülüp zorunlu göçe tabi tutulduğunu, kendi öz vatanlarından kaçkın olduklarını unutamayız. Tren vagonlarında doldurulan insanlık dışı bir yaşamın bedelini, dünyaya gelmemiş ana karnındaki bebekler öderken ömrünün son deminde vatan toprağının kokusunu bir kere daha duysaydım diye dua eden aksakallılarımızı, ninelerimizi, çektiği çileden genç yaşta kocamış genç insanlarımızı unutamayız.
Azerbaycan ve Türkiye toprakları Türk Milletinin namusudur. Türkiye ve Azerbaycan tek millet, iki devlettir… Hocalı’da yaşanan vahşetin yaraları yıllar sonra Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin birlikteliğinde Karabağ Zaferi ile bir nebze olsun sarılmıştır. Yürekler bir nebze ferahlamıştır.
Bu vesile ile gerek Hocalı katliamında gerekse Karabağ işgali sırasında şehit edilenler başta olmak üzere, dünyanın her köşesinde zulme uğrayanların ve gelmiş geçmiş tüm aziz şehitlerimizin ruhları önünde minnet ve saygıyla eğiliyorum. Ruhları şad olsun.
Prof. Dr. Yılmaz Can
Rektör